Günbatımı Fandango

Ana Sayfa
Seni Tılsımlar Korur

İda Anna Semau Maat *


İda Anna Semau Maat Nasıl bir şeydir o cehennem, bilir misin? Genzini yakan kükürt kokusu ve ayak bastığın her yerde ziftle karışmış toprağın içinden fışkırıp seni bir anda kuşatıveren alev sütunlarından ibaret değildir yalnızca. Olduğun yere çakılıp kalmanı, susup da sesini kendi isteğin ve gönüllü eylemsizliğinle, kendi hançeren içinde boğmanı sağlayan o kaygı, endişe ve korku yumağı olmadığı sürece, cehennem diye bir şey de yoktur. Bizi kendi zihnimizin, kendi yüreğimizin içindeki prangalar mıhlıyor olduğumuz yere, ruhumuza işkence edip direncimizin kemiklerini birer birer kıran o görünmez çelik mengenelerden deli gibi korkuyor ve bu yüzden alevlerin ortasında yavaş yavaş eriyip gitmeyi sessizce kabulleniyoruz.

Cehennem bizi bilincimizin ve bilinçaltımızın dehlizlerinde birer birer yakalayıp kuşatıveriyor işte, tenhalarda kıstırıyor. Sesini yükselteni, farklı olduğunu hissettireni, topraktan gökyüzüne dek her yere sinmiş kendi ilkelliklerine, barbarlıklarına karşı durmaya çalışanı susturuyorlar, yok ediyorlar. Hem de öyle eskisi gibi yalnızca manevi işkenceyle yetinmiyorlar bunu yaparken. Saklamaya, üzerini örtmeye, bir şeylerin ardına gizlemeye bile gerek görmedikleri o en çirkin şiddet oyunlarıyla sahnedeler.

Yalnızsın, suskunsun, kapana kısılmış hissediyorsun kendini. Ama bir yandan da, ışıltılı, aydınlık sabahların ancak gecenin en koyu karanlığı yaşandıktan sonra geleceğine ilişkin, çocukluğundan kalma inançlar, kıpırdanıp duruyor, zihninin yeldeğirmenlerinde.

Hani sorunlar, aralarında sözleşmiş gibi kısa bir zaman aralığında arka arkaya insanın üzerine gelirler bazen; yorgun düşer, soluksuz kalır ve belli bir noktada artık boğulmak üzere olduğunu hissedip "Yeter lan, erkekseniz teker teker gelin" diye haykırmak istersin; derken belli bir süre sonra, bir ışık belirir gibi olur aniden ve bütün o olumsuzlukların birbiri ardına dağılmaya başlayacağına ilişkin ilk işaretlerin yavaş yavaş ortaya çıkmaya başladığını sezersin.

Çağların ötesinden gelen o ses; dinlediğin anda bütün bedeninin ürpermesine neden olan o benzersiz ezgi, senin için gönderilmiş böyle bir işarettir belki de. Ne diyordu şarkıda?

Em pera essi ina imenet
Nebta Ankh ra-swa zepi det
Meki du Seba en Ad-wat
İda Anna semau Maat


Ne yapman gerektiğini biliyorsun. Ne zaman yapman gerektiğini de.




* İda Anna evrendeki düzeni yeniler
Günbatımı Fandango





Copyright ©  2007 Burak Eldem - Bütün hakları saklıdır. Bu sitedeki yazılar izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Günbatımı Fandango'nun yayın hakları Burak Eldem ve İnkılap Kitapevi'ne aittir.